1 Şub 2026 09:29

Umman Denizi Üzerinden Net Mesaj: ABD Uçak Gemilerinin Dokunulmazlık Dönemi Sona Eriyor

Umman Denizi Üzerinden Net Mesaj: ABD Uçak Gemilerinin Dokunulmazlık Dönemi Sona Eriyor

Amerika Birleşik Devletleri’nin bir uçak gemisi göndermek suretiyle gücünü sergilemeye çalıştığı bir ortamda, İran’a ait bir keşif İHA’sının anlamlı uçuşu ile İran Ordusu Genel Komutanı’nın kararlı uyarısı, güç dengesinin değiştiğini ortaya koyuyor.

Mehr Haber Ajansı: Son günlerde, Amerika Birleşik Devletleri’nin Fars Körfezi, Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyindeki askeri konuşlanma düzeyi, son yılların en yüksek seviyelerinden birine ulaşmış durumda. Bu gelişme, Washington ile Tahran arasındaki siyasi ve güvenlik ihtilaflarının tırmandığı ve Batı Asya bölgesindeki hızlı gelişmelerin yaşandığı bir bağlamda değerlendiriliyor.

Uluslararası kaynaklarda yayımlanan raporlar ve açık denizcilik verilerine göre, USS Abraham Lincoln (CVN‑72) uçak gemisi, destek gemileri, kruvazörler ve Aegis sistemleriyle donatılmış muhriplerle birlikte Umman Denizi ve çevre sularında konuşlandırılmış bulunuyor. Aynı zamanda ABD Hava Kuvvetleri, “savunma hazırlığı ve caydırıcılık gösterisi” amacıyla çok günlük tatbikatlar ve operasyonel uçuşlar icra edildiğini duyurdu.

Bu hareketlilik, ABD’li yetkililerin sert güç gösterisi yoluyla İran’a ve diğer bölgesel aktörlere net güvenlik mesajları verme çabasının bir parçası olarak gerçekleşiyor. Ancak bu mesajlar, pratikte İran İslam Cumhuriyeti’nin çok katmanlı ve akıllı bir karşılığıyla karşı karşıya kalmış durumda.

 Düşman hareketleri tam gözetim altında: Genelkurmay Başkanı’ndan net uyarı

Bu çerçevede, İran Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Emir Hatemi, , dün Silahlı Kuvvetler genç askerlerine yönelik düzenlenen 18. “Hazreti Ali Ekber (a.s.) Festivali” töreninde, bölgedeki son gelişmelere değinerek şu vurguyu yaptı:

Düşmanın bölgedeki hareketleri sürekli ve hassas biçimde izlenmektedir. İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri tam teyakkuz hâlindedir. Düşmanın yapacağı herhangi bir yanlış hesap, hiç şüphesiz kendi güvenliğini, bölgenin güvenliğini ve hatta Siyonist rejimin güvenliğini ciddi biçimde tehlikeye atacaktır.

Başkomutan Hatemi ayrıca, ordunun dört kuvveti ile silahlı kuvvetlerin diğer unsurları arasındaki örnek düzeydeki koordinasyona dikkat çekerek, ülkenin savunma ve operasyonel hazırlık seviyesinin en üst düzeyde olduğunu belirtti. Bu tutum, son aylarda Devrim Muhafızları ve ordu komutanları tarafından da defalarca vurgulanmıştı.

Umman Denizi Üzerinden Net Mesaj: ABD Uçak Gemilerinin Dokunulmazlık Dönemi Sona Eriyor

SEP2501’in dikkat çeken uçuşu: İran’ın Umman Denizi’ndeki İHA mesajı

Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak, küresel havacılık izleme platformlarında yayımlanan veriler, SEP2501 tanımlayıcısına sahip kimliği belirsiz bir hava aracının Umman Denizi kıyılarındaki uçuşunu askeri analistlerin odağına taşıdı. Bu uçuş, sivil amaçlı rutin görevlerin aksine, dikkate değer istihbarî ve güvenlik boyutları taşıyor.

Stratejik analiz çevrelerinde bu olay, sıradan bir uçuş olarak değil; özellikle ABD deniz görev grubunun bulunduğu bir bölgede icra edilmesi nedeniyle, İran’ın istihbarat gücüne dair fiilî bir beyan olarak değerlendiriliyor.

Umman Denizi neden önemli?

Umman Denizi Üzerinden Net Mesaj: ABD Uçak Gemilerinin Dokunulmazlık Dönemi Sona Eriyor

Umman Denizi ve Arap Denizi, Fars Körfezi’ni Hint Okyanusu’na bağlayan hayati bir hat olup, küresel enerji transferinin ana güzergâhlarından biri konumundadır. ABD uçak gemisinin bu bölgede konuşlandırılması, koruyucu bir güvenlik şemsiyesi oluşturma ve caydırıcılık sağlama gerekçesiyle açıklanıyor. Ancak SEP250 İHA’sının varlığı, salt deniz ve hava üstünlüğünün mutlak istihbarî hâkimiyet anlamına gelmediğini ortaya koydu.

Modern askerî doktrinlerde, muharebe sahasına hâkimiyet her zaman hedefe fiziksel yakınlıkla sağlanmaz. İran’ın uzun menzilli İHA’ları, gelişmiş sensörler sayesinde uzak mesafelerden deniz hedeflerine ait elektronik ve sinyal verilerini toplayıp analiz edebilme kapasitesine sahiptir. Bu durum, İran’ın Erişimi Engelleme / Alanı Kapatma (A2/AD) stratejisi kapsamında doğrudan tanımlanmaktadır.

Elektronik harp: modern savaş gemilerinin kırılgan noktası

Güvenlik uzmanlarına göre, ABD donanma komutanlarının en büyük endişesi doğrudan bir saldırı değil; İran İHA’larının ELINT (elektronik istihbarat)toplama kabiliyetidir. Aegis gibi sistemlerin radar, haberleşme ve iletişim frekanslarının tespit ve analiz edilmesi, İran’a gerekli görüldüğünde **karıştırma, aldatma veya radar körleştirme** senaryolarını çok daha yüksek hassasiyetle tasarlama imkânı sunmaktadır.

Buna ek olarak, optik‑termal görüntüleme kabiliyeti, güvenli veri aktarım bağlantıları ve elektronik harbe karşı dayanıklılık özellikleri, İran İHA’larını denizlerde yürütülen bilgi merkezli savaşın etkili araçları hâline getirmiştir.

Şahid‑139 veya “Homa”: her platform potansiyel bir üs

Uçuş modeli ve mevcut verilere dayanan analizlere göre, bazı uzmanlar bu hava aracının İran’ın uzun menzilli keşif İHA ailesine Şahid‑139 ya da dikey kalkış‑iniş yeteneğine sahip “Homa” tipi bir İHA’ya ait olabileceğini değerlendiriyor.

“Homa” gibi VTOL İHA’lar, piste ihtiyaç duymamaları sayesinde sivil gemilerden veya tanımlanmamış platformlardan havalanabiliyor. Bu durum, deniz güvenliği denklemlerini kökten değiştirerek **asimetrik tehdit** kavramını yeni bir aşamaya taşımaktadır.

Tahran’dan Washington’a stratejik mesaj

SEP2501’in bu zaman dilimindeki uçuşu, birkaç net mesaj içermektedir:

- Tek taraflı caydırıcılık başarısız olmuştur.  
- Uçak gemisi varlığı, istihbarî dokunulmazlık anlamına gelmemektedir.  
- Umman Denizi, İran’ın istihbarî gözetimi altındadır ve bölge dışı aktörlerin hareketleri yakından izlenmektedir.  
- Uçuş verilerinin kamuya açık platformlarda görülmesi, ABD donanmasının “görüldüğünü” hatırlatmaya yönelik psikolojik ve bilişsel savaşın bir parçasıdır.

Uçak gemilerinin dokunulmazlık çağı sona eriyor

Son gelişmeler, Batı Asya’daki askerî rekabetin yeni bir safhaya girdiğini göstermektedir. Bu safhada, akıllı, İHA tabanlı ve istihbarat odaklı teknolojiler, devasa ve yüksek maliyetli sistemler aleyhine dengeyi değiştirmektedir.

“Abraham Lincoln” uçak gemisi tüm muharebe kapasitesiyle Arap Denizi’nde ilerlerken, küçük ama ileri teknolojiye sahip bir hava aracı, onun hayati verilerini İranlı askerî analistlerin önüne koymaktadır. Bu gerçeklik, güç dengelerindeki değişimin ve ABD’nin bölgedeki geleneksel hegemonyasının gerileyişinin açık bir göstergesidir.

News ID 1934086

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha